MAVİ / Nihat Mustul
MAVİ / Nihat  Mustul
17 Mayıs 2018 Perşembe
nmustul@hotmail.com
YOKLAMA

İlkbahar mı, yağmur mu, ben mi?.. İlle de mantardan söz edilecek…
Bahçede erik topluyoruz, birisi karı koca, üç kişi daha var yanımda, hava da bulutlu mu bulutlu…
“Daha on gün önce Mut’ta bir köyde, tam 18 kişi öldü mantardan.”
“Çok zehirli bir mantarmış!..”
“Bizim köyün altındaki köy, Pamuklu Köyünde* . ”
“Hepsi bir aileden mi ki?”
“Beşi bir aileden, gerisi konu komşu.”
“Yıllar önce Alaçam Köyünde de mantardan ölenler olmuştu.”
“Tam 18 kişi arkadaş, neredeyse köyün yarısı, bizim köye komşu…”
“Ben hiç mantar yemem işte…”
“O nasıl mantarmış öyle yahu!”
“Mut, 18 kişi, bizim köyün altındaki köy, köyün yarısı…”

“Bakın, 24 Haziranda seçim var, gidip sandığa oy kullanacaksınız. İnanıyorum ki oy verirken de şu andaki durumunuzdan farklı olmayacaksınız…”
“Hocam öyle bir taş attın ki bize…”

Aklıma bir de Karadenizli geldi o anda…
Yıllar önce Karadenizlinin birisi, Denizli’nin oralara gidip yerleşmiş, giderek de bağ bahçe sahibi olmuş. Toprak verimli, iklim koşulları uygun, kendisi de çalışkan ya, her türlü meyve varmış bahçesinde, yetiştirmiş.
Yıllar sonra eski memleketinden bir akrabası gelmiş yanına, ziyaretine.
Gururla gezdiriyormuş bahçeyi akrabasına, bir bir her meyvenin tadına baktırıyormuş…
Konuk bir bakmış, Karadeniz’de olmayan bir sürü meyve…
İncir, ilk kez yiyormuş daha, doyamamış tadına…
Üzüm, doyumsuz bir tat yine…
Muz, muz da öyle…
Sıra zeytine gelmiş, onu da ilk kez görüyormuş daha…
“Bu da zeytin” demiş ev sahibi.
“Öyle mi?.. Allah’ın kutsak kitabında da var adı, bir de bunun tadına bakalım öyleyse.”
Birisini koparıp ağzına bir atar,
“Yahu Allah bunu kitaba korken niye tadına bakmamış ki hiç?..”

Şimdi, iki konu hakkındaki bağlantıyı kurmak da size düşüyor…

*Pamukluların hoşgörüsüne sığınıyorum.

  Sosyal   Medyada   Paylaşın
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

Yorum yazmak için giriş yapmalısın