logo ms
LACİVERT / Şerife Ünüvar
LACİVERT / Şerife  Ünüvar
05 Mart 2019 Salı
serife_unuvar@hotmail.com
TUZDAN GELEN SAĞLIK

Gıdalarımıza katılan tuz; yemeklere lezzet kazandırır, vücudun pek çok işlevinde görev alır. Ayrıca asit ortamını düzeltir, hamurun kabarmasını sağlar, glütene esneklik kazandırır ve besinlerin bozulmalarını önlemede ve benzeri pek çok alanda kullanılır. Bu yazının konusu tuzun daha çok vücuttaki görevleridir.
Tuz milyonlarca yılda mağaralarda oluşmuş renksize yakın, şeffaf, gri, siyah, yeşil, kırmızı, pembemsi, mavimsi, sarımsı renklerde olabilen, kristal ve cam gibi görünen en önemli besin maddelerimizden birisidir. Sodyum Klorürün mineralli halidir.
İlkçağlarda para yerine takas malzemesi yani değişim aracı olarak kullanılmış, zamanında 500 gr. Altınla aynı ölçüde tuz eşdeğerde tutulmuştur, gıdaları saklama yönü fark edildiğin de petrol kadar değer kazanmıştır. Tıbbi amaçlarla da kullanılmıştır. Tuz eskiden yaralar ve deri hastalıkları gibi pek çok yerde tedavi için başvurulan bir yöntemdi.
Tarihi geçmişinde “Tuz Vergisi” adı altında vergi alınan ilk gıdalardan birisidir tuz. “Tuz yürüyüşü” denilen Gandi’nin meşhur yürüyüşüyle 25 gün 240 km yürüdüğü deniz kenarında elinde bir avuç çamurlu tuz alıp” Bununla Britanya İmparatorluğunun temellerini sarsıyorum” dediği an sonun başlangıcı olmuş ve nitekim İngiltere için Hindistan’ la hiçbir şey eskisi gibi olmamıştır
İnsan vücudunu temel taşı olan dokular % 5 nisbetinde minerallerden oluşmaktadır. Vücudun sert dokularında öncelikle tuza ihtiyaç duyulur. Tuz suda kolay erir ve iyonlaşır. Hücre dışı sıvısında daha çoktur. Dokuların görevlerini yapabilmeleri için her gün belli miktarda mineral alınması gerekir. Vücudun sağlıklı olması ve düzenli çalışması, metabolizmanın sürdürülmesi için bu mineraller çok gereklidirler. Bunların yetersiz alınması ciddi sağlık problemlerine neden olmaktadır. Minerallerin her birinin ayrı ayrı ve birbirinden bağımsız ya da bağımlı görevleri vardır.
Yeterli ve dengeli beslenmeyle bütün besin gruplarından tüketmeye dikkat edilmelidir. Besinlerin vücutta yakılmaları sonucunda 40 civarında element ortaya çıkmaktadır.
Vücutta ihtiyaç duyulan insan sağlığı için gerekli olanlara elzem mineraller denir. Vücudun sindirim, emilim ve metabolizma işlevinde ihtiyaç duyduğu bu elzem minerallerin bir kısmı besinlerin yapısında bulunsa da 84 çeşit kadarı yemeklik tuzdan yani sodyum Klorürden alınır.
Tuz da; vücudun ihtiyaç duyduğu Lityum, Çinko gibi çok önemli mineraller vardır. Tuzun eksikliği çeşitli rahatsızlıklara yol açabilir. Ateş, kusma ve ishal vücutta ki tuz eksikliğinin belirtilerindendir.
Vücuda alındığı zaman;- Tuzda bulunan mineral maddeler ve su vücudun asit-baz dengesinin korunmasında, -Kristal molekül yapısıyla hücre duvarından kolayca geçerek ozmatik basınçla beyin için gerekli enerji kaynağını oluşturmada, -Vücut elektrolit dengesinin sağlanmasında, -Vücut sıvılarının dengelenmesinde, -Sinir sistemi, kas ve organların düzenli çalışmasında, -Enzimlerin etkinliğini sağlamada, -Besin öğelerinin hücre zarından emilmesini düzenlemede, -Kas kasılmasında, -Sinirlerin uyarılmasında ve bazı maddelerin sentezi gibi hayati olaylarda görev alır. Tuzun kandaki iyonların iş bölümünde de çok önemli rolü vardır. Birbirleriyle etkileşim içinde çalışırlar. Bütün bunların neticesinde de pek çok hastalığın oluşmasını engeller.
Yemek tuzu, sodyumun klorla birleşmesinden meydana geldiği için sodyum klorürü şeklinde olduğundan vücudun klor gereksinimi de yemek tuzu ile karşılanmış olur.
Normal diyetle beslenip, sağlıklı kaya tuzu tüketenlerde tuz eksikliği pek görülmez. Özel durumlar, ağır işlerde çalışma, çok terleme, aşırı ishal, sıcak mevsim, protein-enerji yetersizliği ve bazı böbrek hastalıklarında tuza olan ihtiyaç artar.
Tuzun vücutta yetersiz olmasına ise; kusma, yanıklar, ishal (diyara) ve çeşitli nedenlerle olan su kayıpları ve sağlıksız tuz tüketimi neden olur.
Vücuttaki yetersizlik belirtileri; Kas krampları, zayıflık, kas zayıflığı, bulantı, halsizlik, kusma, az idrara çıkma, hassasiyet, sinirlilik, zihin bulanıklığı, kas yorgunluğu, ağrılar, solunum yetersizliği, dil ve deride kuruma, güneş ışınlarına tahammülsüzlük, hazımsızlık, kramp, vücutta fazla biriktiğinde de ödem ve yüksek tansiyon şeklinde görülür.
Yalnız fazla alınması da en çok tansiyon problemine neden olacağı için sakıncalı olup her şeyin fazlasında olduğu gibi azı karar çoğu zarardır. Diğer besinlerin yapısında da tuz olduğu düşünüldüğünde günde sağlıklı kişiler bu durumda 3-7 gram yani silme bir çay kaşığı kadar kaliteli, içinde 80 den fazla mineral olan sofralık tuzu tüketmelidir. Yiyecek hazırlamada kullanılan tuzun nereden, nasıl elde edildiği çok önemlidir.
Tuz; besinlerimizi hazırlamada, pişirmede, salamura yapmada, turşuda, kavurma yapmada, balık saklama ve pişirmede, salça ve benzeri yiyecekleri yapma ve saklamada ve gıda dışında tekstil üretiminde ve dericilik gibi sanayinin pek çok dalında da kullanılır.
Ayrıca tuzun hayatın içinde mistik bir anlamı da vardır ve çok iyi bir antibakterieldir. Yemeklik tuzun yanı sıra tuz odaları ya da gece lambaları gibi sağlık için vücudun iyon alış verişi yapabileceği ortamlarda harici şekilde de kullanılabilir..
Kaliteli kaya tuzu sonrasında da deniz tuzu en sağlıklısıdır. Şekli kristal olursa kaya, yuvarlak olursa göl tuzudur.
Burada sözü edilen kaya tuzudur, rafine yani ağartılmış akar tuz değildir. Rafine tuzun saflaştırılma esnasında ağartma maddeleri gibi zararlı kimyasallarla kristal yapısı bozulmuştur, sağlığa zararlı olabilir, ayrıca rafine tuzun ödem yaptığı da düşünülmektedir. Tuz, yemeklere yemek ocaktan inmeye yakın vakitte koyulmalıdır.
Ülkemiz dünyada en sağlıklı kaya tuzu yataklarına sahip şanslı ülkelerden birisidir. Kaya şeklinde ya da şeffaf, berrak kristaller şeklinde nohut büyüklüğünde, temiz görüntülü olanlar alınmalıdır. Tuzumuzu evde kendimiz el değirmenlerinde çekebiliriz ya da kaliteli tuz mağaralarının şöhreti ülke dışına kadar çıkmış,84 mineralli, talebinde gittikçe arttığı, Çankırı ilimizde ki tane ya da çekilmiş tuzdan edinilebilir.
Tuz hayatımızın olmazsa olmazlarından biridir. Tuzla ilgili atasözlerinden bir kaçını örneklersek; Tuzlayım da kokmayasın, Tuz Bastım Yarama, Tuz Ekmek Dostu gibi… Son söz; Ağzınızın Tadı Tuzu tam olsun…
Kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz
serifeunuvar@mynet.com
Kaynaklar: Şerife Ünüvar/ Besin /Gıda Teknolojisi, Çankırı Kaya Tuzu.com, Organik.com, Çankırı kristal, Organik yaşam felsefesi, Hürriyet Sağlık haberleri 23 Eylül 2016, Sabah Sağlık Haberleri, Köşe Bucak Dünya.

  Sosyal   Medyada   Paylaşın
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

Yorum yazmak için giriş yapmalısın