YEŞİL / Celal Necati Üçyıldız
YEŞİL / Celal Necati  Üçyıldız
21 Ağustos 2019 Çarşamba
celalnecatiucyildiz@hotmail.com
KİRMEN 50 YAŞINDA

Bir zamanlar Silifke’de yayınlanan Akyol Gazetesi vardı. Orada bir köşem vardı. Önce adı yoktu. Bir sanatçı arkadaşım ALİ YÜKSEL; bir Kirmen çizdi, köşemin başlığı KİRMEN oldu. O günden sonra hep yazdım. Daktilo ile yazıyordum. Matbaaya elden götürüyor, Ahmet KILINÇ, Mehdi MUCUK ya da bir başkası onu diziyordu. Tek tek harfler diziliyordu. Yazılarımı onlar ezbere bilirdi.
Kirmen daha sonra Sesimiz, Oy Trabzon, Yeni Haber, şimdilerde Mutilcemiz.Net, Ufukturu.Net’te yazılarım ile devam ediyor. Yazıya başladığımda neden Kirmen diye yazmıştım. O yazımızı bulamadım. Çünkü 1999’da Taşucu’nu sel almıştı. Arşivim sular altında kaldı. Bir kısmını çamurlar içinde kurtardım ama o yazıyı bulamadım. Ama anımsadığı kadarı ile:
“Kirmen Yörük kadının elinde, davarın başında, avar sularken, bir elinde yün, diğer elinde kirmen, eğirir durur. Yün yumağı küçüldükçe; kirmende eğrilen ip, çoğalır. Kirmen boşaltılır. Tekrar ele yün alınır, tekrar döngü başlar. Genç kız, genç kadın ya da yaşlı kadın kirmen dönerken hayal kurar. Kirmenin dönüşüne kendini kaptırır. Bir türkü olur, bir sevda olur. Bazen uzaktan bir kaval sesi gelir. İşte o zaman sevda çevrilen iplerin içinde kendini bulur.
Bir bakarsın kirmenin ucu yerde kendine yer bulmuştur. Toprağı oyar gider. Bir taşa gelince, hayal durur. Kendine gelir. Diğer elindeki yün bitmiştir. Kirmeni alır, Kestel yumağını alır torbasına kor. O günkü, sevda telleri ilmik, ilmik olmuştur. O yumağın içinde birlikte, dokunacak kilim, dokunacak ala çulda, kızıl alada, ala heybede yerini alacaktır.
Çocukluğumuzda bir bakımcı Ümmü vardı. Şimdiki Çamlıca, eski adı ile Çaltı da evi vardı. Bakıma gelenlerin yüzüne bakar bakar, sonra eline kirmenini alır, çevirmeye başlardı. Kirmenin her dönüşünde, o konuşur, geçmişten, geleceğe bir köprü kurardı. Bilirdi, bilmezdi, onu bilmem; insanlar mutlu ayrılırdı. Şimdilerde kirmen eğiren bir kadın görsem, bakımcı Ümmü aklıma gelir. Allah rahmet eylesin. Şimdi o evin önünde bir market var. Bir mahalle olmuş.
Yazılarımı yazarken bir elimde kirmen vardır. Yünü alır, eğirmeye devam ederim. Kirmen döndükçe hayallerim; daktilonun tuşları ile buluşur. Her konulan noktada bir ses gelir. Sanki kirmenin ucu taşa gelmiş, şimdilerde bilgisayar tuşuna basarken, hala daktilo alışkanlığı ile nokta tuşuna sert vurmaya devam ediyorum. O yılların göz ağrısı iki daktilo hala evimde; biri yaylada, biri sahilde. Onlar kirmenin tek görgü tanığı. Ne sırlar taşırlar. Ah bir dile gelebilseler, ah bir konuşsalar. Yazamadıklarını, kağıda dökülmeyen sözcükler.
Ama bir şey itiraf etmeliyim. Daktiloyu öğrendiğim avukat sekterliği dönemim. Yanında çalıştığım Avukat Hatay Üyetürk. Ondan hukuk, adalet duygularını öğrendim. Dilekçeler, dilekçeler, boşanma, tarla, gün geldi, temyiz dilekçesi. Onların arasında gazeteye yazı yetiştirme. Yazımı bekleyen dizgiciler. İşte Kirmenin öyküsü.”
Cenupta Türkmen Oymakları. / Ali Rıza Yalman (YALKIN) Gazi Antep, K.Maraş, Adana, İçel yöresinde 1928 yıllarında atın sırtında, yada yayan. Tüm Toroslar, yüğlük, Aladağ, Bolkar Dağları, Nurhak Dağları dolaşmış. Göksu ırmağının batısına geçmeye ömrü yetmemiş. İşte araştırmacımız Kirmen’i Yörüklerin içinde görüp tanımlamış. Bakalım de demiş:
“Bu aletin yaygın ismi bütün Anadolu’da: KİRMEN’dir. Alet çınar ağacından bir mile geçirilmiş dört kanattan meydana gelir. Kirmen ile yün, pamuk iplikleri hazırlanır. Bu işe yün eğirme, pamuk eğirme ismi verilir.
Yünden bükülmüş ipliklere ‘Yün ip’, keçi kılından bükülmüş iplere ‘kıl ip’, pamuktan bükülmüş iplere de ‘pamuk ip’ denir. Pamuk ipim biraz kalınca eğrilmiş olanlarına ‘tırlık’ denir. Tırlıklar kilim ve savan ve çuval işlerinin alt kısmında kullanılır (Dokumaların uzun iplerinin ismine Atkı, genişliğine olanına yani dokumayı meydana getiren iplerin ismine Ezgi denir.)
Kirmen ile bükülecek iplerin yünleri sol kol bileğine bilezik gibi geçirilir ve sağ el ile kirmen döndürülür. İp büküldükten sonra kirmenin kanatlarının üstüne sarılır. Yörükler gezginci oldukları için genellikle bu usulü takip ederler.
Kirmenler ip bükme ve eğirme; Yörüklerde erkek ve kadınların ortak işlerindendir. Çok zaman kışın giyilecek çoraplar bile obanın erkekleri tarafından örülür. Bu işi biraz ihtiyarlamış adamlar yaparlar. Delikanlılar daha ağır işlerde uğraştıklarından ne kirmen bükerler, ne de çorap örerler. Yaylalarda bir çok ihtiyar deve güder, türkü söyler.bununla birlikte beraber ellerinden kirmeni bıraktıklarını görmedim.” Cilt II. Sahife 465-467

50 yıllık yazı geçmişi Usumun içinden Kirmen’in dilinde sizlere ulaştı. Ülkemde, Avrupa ya da başka bir ülkede Google sorarsan bir şeyler sıralanıyor. Araştırmalar, gözlemler yazıya dökülüyor. Zaman geliyor Japonya, Hollanda, İngiltere’de bir araştırmacının yazılarının kaynakçalarında yer alıyorsun. Kitapsız diyorlardı ya; geçtiğimiz yıl onu da yendik. Artık bir çocuğumuz var. AY IŞIĞINDA GİDENLER / TAHTACI YAŞAMINDAN KESİTLER / Öykü Çalışması.
Halk bilimi araştırmaları da, kirmen de eğrilmeye devam ediyor. Gün gelir, o da okuyucu ile buluşur. Ama en kolayı haftalık yazılar ile okuyucu ile buluşma. Bir beğeni, bir yorum. İnsan bunun ile de mutlu olabiliyor. Yazmak, okuyucu ile buluşmak yaşama sevincinin coşkusu oluyor.
İNSAN ODAKLI BİR YAŞAM İÇİN; YAŞAMA SEVİNCİ KİRMEN ile aranızda olmaya devam edecek.

  Sosyal   Medyada   Paylaşın
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

Yorum yazmak için giriş yapmalısın

bahis siteleri

matbet

lotcasino.com

bahismobilodeme.com

domingossport.com

mobilbahisodeme.com

milanobet

deneme bonusu veren siteler

uzmanwin.com

mobil ödeme bahis

tipobet

canliturkcasino.com

betcosport.com

escort istanbul