YEŞİL / Celal Necati Üçyıldız
YEŞİL / Celal Necati  Üçyıldız
07 Nisan 2018 Cumartesi
celalnecatiucyildiz@hotmail.com
ERZİN’DE SU İLE GELEN SAĞLIK

Amanos Dağları’nın eteklerinde kurulmuş bir kent. Dağlardan inen sular aşağılara Akdeniz‘e doğru akar, narenciye, nar, zeytin bahçeleri yer almıştır. Bitek verimli ova sayesinde geçmişten, günümüze bir çok uygarlıkları yaşamıştır.
Tarihçesine şöyle bir baktığımızda :

“Erzin’in 1473 Otlukbeli Savaşından sonra çoğunluğu Akkoyunlular’dan oluşan Türkmen boylarının, İssos Ovası’nın kuzeyindeki bol otlak ve sulak bir alan olan Karahüyük yöresine göçleri ve zamanla bazılarının şimdiki Yonca düzü ve Gökdere arasındaki “Akdam”, bazılarının da Erzin in batısındaki “Şeyhin Ocağı” bölgelerine gelerek buraları yurt edinmeleri sonrasında kurulduğu ve adının da Orta Asya da bulunan Tannu (Tanrı) dağları civarındaki (Tannu Ola) Erzin şehrinin isminden geldiği sanılmaktadır.
Yalnız Türkmenlerin, Kara Höyükten 1695-1700 yıllarında buraya gelmeden önce Selçuklular ve Memluk lular zamanında bazı Türk boylarının da (Özerler, Tebüklüler-Tıbıklar, Pındıklar) bölgeye geldikleri tahmin ediliyor.

1903 yılında Mutasarrıflık olan Erzin 1906 yılında Bucak haline dönüştürülmüş, 11/07/1939 tarihinde de Adana dan ayrılarak Hatay iline bağlanmıştır.

1. Dünya Savaşı’ndan sonra Erzin, Fransızlar ve Ermenilerin işgaline uğramış ve 4 yıl kadar bunların istilasına maruz kaldıktan sonra 8 Ocak 1922 de bağımsızlığına kavuşmuş. 1987 yılında da İlçe olmuştur. “ Erzin Tarihi . 2002. Cezmi Yurtsever .

Erzin yörede içmeleri ile tanınmış, yıllarca Çukurova’dan dan buralara içmelere gelmişler, şifa aramışlardır. Derme , çatma termal, içme tesislerine son yıllarda devre mülk sitemi ile Erzin İsoss, Hattuşaş Ortaklığı dev turizm tesisleri kazandırılmıştır. Çalışanları, gelen ortakları ile Erzin’e bir canlılık getirmişlerdir.

Bir nisan sabahında bahçelerden çevreye yayılan portakal, mandalina çiçekleri kokuları, çeşmelerden akan şifalı içme sular, termal havuzları ile insanlara sağlık sunuyor. Öğleye doğru Akdeniz’den esen meltem rüzgarları, ikinci vakti olunca Amanos dağlarından gelen serin esinti, onunla gelen orman kokusu, dağlara bakınca yeşilin tonları birer, birer gözleri, ruhları rahatlatıyor.

Osmaniye, Adana, Mersin, Diyarbakır, Gazi Antep, Hatay dan gelen konuklar var. Her biri şifa bulmak için yollara dökülmüşler. Hani şu son günlerde sağlıkta sığınılan alternatif tıp, sülük, hacamat tedavileri de burada yer alıyor.

Cuma gün kurulan pazarına gidiyorsun, peynirleri, yöreden gelen sebze, meyveler tezgahlarda yer alıyor. Artık narenciye ürünleri kalmamış. Ama ürünler taze, taze pazara inmiş. Seçiyorlar, torbalarına doldurup gidiyorlar.

Başlamış köyü derenin kenarında kurulmuş. Bahçeleri var. Bahçelerde inekleri var. Taze süt veriyorlar. Sabah köy içinde yürüyen konuklar, taze sağılmış sütlerini, yumurtalarını alıyorlar. Fırından sıcak sıcak çıkmış pidelerini alıp geri dönüyorlar.

Bahçelievler mahallesinde Güneydoğu dan gelmiş üreticiler var. Üretmeye devam ediyorlar. Yıllardır Erzin halkı ile kaynaşmış. Üreticilik yanında esnaf olmuşlar. Çevreye duyarlı toplum olmuşlar. “ TERMİK SANTRAL İSTEMİYORUZ “ diyorlar.

Doğa güzelliği, verimli ova. Şifalı sular. İnşallah buraları sanayi çöplüğü yapmazlar. Gelişen bir kent olur. Tarım, turizm birlikte yaşamlarına renk katar.

  Sosyal   Medyada   Paylaşın
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

Yorum yazmak için giriş yapmalısın