SİYAH BEYAZ MUTLULAR üzerine…

serkan yalçın
Paylaş
 

SİYAH BEYAZ MUTLULAR, sosyal medyada açılan bir sayfa. Adından da anlaşılacağı üzere sayfada, eski Mut ve Mutluların siyah beyaz fotoğrafları paylaşılıyor. Mutluları geçmişe götürüyor, nostaljik bir sayfa. Kıyıda köşede kalmış anıları, hikayeleri, tarihsel olayları, geçmişimizi gün yüzüne çıkarıyor Siyah Beyaz Mutlular. Sayfa oldukça ilgi görüyor, iki binin üzerinde takipçisi var. Sayfanın tanıtımında, “SİYAH BEYAZ Mutlular adlı bu grubumuzda; Mutlulara ait tüm siyah beyaz fotoğrafları paylaşmayı ve bu paylaşımlar içinden seçeceğimiz toplumsal boyutlu fotoğrafları ise oluşturacağımız seçici kurul aracılığı ile tasnif edip kitaplaştırmayı hedefliyoruz.” deniliyor. facebook/SİYAH BEYAZ Mutlular adresinden sayfaya ulaşılabiliyor.

Siyah Beyaz Mutlular sayfasını; Mut’un ilk folklorcularından bankacı Mustafa Yalçın’ın oğlu, Ankara’da yaşayan hemşerimiz Mali Müşavir Serkan Yalçın yönetiyor. Serkan, sayfaya epey bir ilgi ve emek harcıyor. Sayfayla ilgili geleceğe yönelik düşünceleri ve projeleri var Serkan’ın. Serkan bu konuda Mutlulardan destek bekliyor; eski fotoğraflar, fotoğrafların hikayeleri ve anıları noktasında.

Serkan’la Siyah Beyaz Mutlular sayfasını, düşüncelerini ve projelerini konuştuk. Daha doğrusu Serkan anlattı, biz dinledik. Şimdi bu söyleşimizi yayınlıyoruz.

Merhaba;

Adım Serkan YALÇIN. 37 yaşındayım. 1998 yılında Mut’tan ayrıldım. Bir özel şirkette Mali Müşavir olarak çalışmaktayım. Evli ve iki çocuk babasıyım. Hacettepe Üniversitesi Muhasebe bölümünden, Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun oldum. Halen Anadolu Üniversitesi Havacılık Yönetimi Bölümünde okumaktayım.

Çocukluğumdan bu tarafa Ankara’ya karşı çok merakım vardı. Anıtkabir ve Cumhuriyetin kurulduğu meclisin fotoğraflarını tarih kitaplarında gördüğüm zaman tarifi olmayan bir heyecana kapılırdım. Aslında Siyah-Beyaz fotoğraflara karşı ilgim o zamandan başladı desem yalan olmaz. Ankara’ya ilk geldiğim yıllarda çok zorlandım. Mersin’e göre farklı bir yemek kültürü vardı ve çok soğuktu.

İlk başta çocukluğumdan bu tarafa hep tarih kitaplarında gördüğüm Cumhuriyetin kuruluş safhasında önemli yeri olan Hacı Bayram Veli Türbesini, ardından İlk Türkiye Büyük Millet Meclisini gezdim. O zamanlar meclisin içinde balmumu heykeller vardı ve sesli canlandırmalar oluyordu. Çok etkilenmiştim. Sonra Etnografya Müzesini gezdim ve orada Ankara’da insanların nasıl yaşadığı, neler giydiği, hangi kitapları okuduğu ile ilgili bilgiler edindim. Hep tarihe karşı bir merakım vardı; fakat ben sınavlar için yazılmış tarih kitaplarına değil de tarihe şahitlik etmiş materyallere karşı merakım vardı. İnsanlar ne yer ne içer, kıyafetleri nelerdir, günlük yaşantıları nasıldır, o zamanlar çocuklar hangi oyunlar oynar, ulaşım nasıl vb…

Üniversitemizin kampüsünün Hamamönü’nde olmasından dolayı biraz şanslı idim. Boş zamanlarımda hem Ankara’yı keşfediyor hem de geçmişle ilgili bilgiler topluyordum. Bir gün gezerken bir anda kendimi Çıkrıkçılar yokuşunda buldum. Her gün okula gitmeden önce Çıkrıkçılar yokuşuna gidiyor, oradaki antikacıları, eski esnafları geziyordum. Tabi Mut’a karşı içimde çok özlem olduğundan semercilerin olduğu noktaya gelince hep duygulanıyordum. Çünkü Mut’ta Cumhuriyet İlköğretim Okulunda okurken yürümüş olduğum İç Çarşının demirci ve semerci kokusunun aynısını alıyor, sanki çocukluğumun İç Çarşısında yürüyordum.

Lise 1 sınıfta okurken Rahmetli Ali Rıza Sert hocamız beni çağırdı. ‘Serkan evde eski kilim, bakır kap vb eşyalar var mı?’ dedi. Bende, niçin soruyorsunuz hocam, dedim. O da, ‘Serkan okulda bir müze açmak istiyorum, fakat destek bulamıyorum.’ demişti. Hocam bu eşyalar ne olacak, bunlardan müze mi olur, deyince; ‘Bak oğlum hepimiz farklı büyümüş nesilleriz, bu neslin içerisinde bazı insanlar kültürünü diğer nesillere kuşaklara aktarmak için uğraşır. Bizim için çok basit gözüken ve şu anda birçoğumuzun evinde hala kullandığı bu eşyalara ve kültüre sahip çıkmazsak, sizden sonraki kuşaklar bunları hiç tanımayacak ve bilmeyecek.’ demişti. Hocama Allah rahmet eylesin, bu konularda çok duyarlı idi ve bana şimdi ne kadar haklı olduğunu kanıtladı.

İşte Rahmetli hocamın bu sözü ile her ne kadar Mut’ta yaşamasam da, kültürümüzü ve değerlerimizi bizden sonraki kuşaklara nasıl aktarabilirim düşüncesini hep içimde taşıdım. Annem rahmetli olduğu zaman Mut’a gitmiştik ve babam rahmetli ile evde temizlik yapıyorduk. Eski bir çıkı buldu getirdi, içinde siyah beyaz fotoğraflar vardı. Gülümsedi ve ‘Bak oğlum bu fotoğraftaki arkadaşlarım ile ilk folklor ekibini kurmuştuk.’ dedi. Sonra bir fotoğraf daha, bir anı daha derken, on on beş fotoğrafa bakıp bir saati aşkın muhabbet ettik. Babam çok güzel şeyler anlatıyordu. Toros Spor kulübü, Mut Ortaokulunda okuduğu yıllarda neler yaptıklarını, Mut İdman Yurdu ile ilgili bilgiler. Fotoğrafları babam bana verdi, ‘Oğlum bunların eskisi gibi bir kıymeti kalmadı. Eskiden bizler bir fotoğraf çekildiğimizde günlerce fotoğrafın çıkmasını bekler, onları gözümüz gibi korurduk. Şimdi teknoloji çağındayız hiçbir şeyin eski kıymeti kalmadı. Al bu fotoğrafları koru. Çünkü şimdiki nesil, ne siyah beyaz fotoğrafı biliyor ne de baskı edilmiş fotoğrafı.’ dedi.

Ankara’ya dönüş yolculuğumda yol boyunca düşündüm. Bu fotoğrafları üçüncü nesiller hiç bilmeyecek, değerlerini anlayamayacak. Bir şeyler yapmam gerekiyordu. İşte Siyah Beyaz Mutlular sayfasını bu düşünce ile kurdum. Hem eski fotoğrafları bir araya toplayacak, hem de anıları bir araya getirecektim. İlk başta heyecan ile İbrahim Arı abime yazdım. Hatta ikimizde o kadar heyecanlandık ki, internetten görüntülü konuşma ile konu ile ilgili uzun bir konuşma yaptık.

Sayfa ilk başta çok ilgi gördü. İnsanlar çocukluklarında gördüğü tanıdığı, fakat isimlerini bile unuttuğu Mut’a mal olmuş insanları tekrar görüyor ve onlara rahmetler diliyordu. Hızla sayfaya beğeniler ve fotoğraflar gelmeye başladı. Fakat bir eksik vardı. Kimse fotoğraflar hakkında yazılar yazmıyor ve sadece fotoğrafları beğeniyordu. Ben ise Ankara’da gezmeye gittiğim her Mutlu’nun evinde siyah beyaz fotoğraf avına çıkmıştım. Kendi teyzemin evinde bir fotoğraf gördüm ve gözlerime inanamadım. Fotoğrafın arkasında Mareşal Fevzi Çakmak’ın Mut ziyareti diyordu. Çocukluğumuzda bize bir efsane gibi anlatılan ve adına Mut’ta okul olan Fevzi Çakmak fotoğrafta karşımda idi. Fotoğrafı sayfada paylaştıktan sonra birçok arkadaşım tebrik etti. Şimdi Siyah Beyaz Mutlular sayfamız hala yayında. Fakat destek çok az. Fotoğraflara ulaşamadığım gibi elimdeki mevcut fotoğraflara anılar ve bilgiler veren sayısı çok kısıtlı.

Siyah Beyaz Mutlular adı altında bir kitap yazmak istiyorum. Bana biraz fotoğraf ve o yıllar ile ilgili anılar gerekli. Bunun için bugün benim için evinize gittiğinizde eski fotoğraf albümlerini karıştırır mısınız?

2018 yılının sağlık mutluluk ve huzur getirmesi dileğim ile Ankara’dan tüm Mut’a sevgilerimle.

eski mutlular

kazım karabekir mut

Mut RengaRenk Haber Servisi

Bu yazı 1276 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

Yorum yazmak için giriş yapmalısın

YAZAR HAKKINDA

Facebook’ta Bizi Bulun
REKLAMLAR
ASTROLOJİ
  • Koç
  • Boğa
  • İkizler
  • Yengeç
  • Aslan
  • Başak
  • Terazi
  • Akrep
  • Yay
  • Oğlak
  • Kova
  • Balık
KOÇ BURCU YORUMU
BOĞA BURCU YORUMU
İKİZLER BURCU YORUMU
YENGEÇ BURCU YORUMU
ASLAN BURCU YORUMU
BAŞAK BURCU YORUMU
TERAZİ BURCU YORUMU
AKREP BURCU YORUMU
YAY BURCU YORUMU
OĞLAK BURCU YORUMU
KOVA BURCU YORUMU
BALIK BURCU YORUMU